7.7 Milyarlık Arazi Vurgunu Son Anda Önlendi! Sahibi Cumhurbaşkanı Torunu Çıktı

TAKİP ET

Muğla'nın Bodrum ilçesinde değeri yaklaşık 7,7 milyar lirayı bulan 27 parsel araziyi ele geçirmek için kurulan organize tapu kumpası deşifre edildi.

Muğla’nın Bodrum ilçesinde değeri yaklaşık 7,7 milyar lirayı bulan 27 parsel araziyi ele geçirmek için kurulan organize tapu kumpası deşifre edildi. Lübnan’ın ilk Cumhurbaşkanı Bişara Huri’nin torunu, iş insanı ve olimpik yüzücü Pierre Caland’a ait taşınmazları sahte belgelerle devretmeye çalışan şebeke, güvenlik güçlerinin operasyonuyla çökertildi. Aralarında bir Alman vatandaşının da bulunduğu 10 şüpheli tutuklandı.

SAHTE KARARLA MİLYARLIK DEVİR PLANI

Şebekenin, Caland’ın tek sahibi olduğu Kiwi Turizm şirketi adına sahte yönetim kurulu kararı düzenleyerek Bodrum’daki noterlerde taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri hazırlattığı ortaya çıktı. Bilirkişiler tarafından değeri yaklaşık 180 milyon dolar (7,7 milyar TL) olarak belirlenen araziler, sözleşmelerde yalnızca 160 milyon lira bedelle gösterildi.

AVUKATLAR FARK ETTİ, SAVCILIĞA KOŞULDU

Durumu fark eden Pierre Caland, avukatları aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. İfadesinde şirketin tek hissedarı ve yetkilisi olduğunu belirten Caland, “Adıma düzenlenen hiçbir belgeyi imzalamadım. Yetki vermedim. Beni dolandırmaya çalışan kişilerden şikâyetçiyim” dedi.

İMZALAR SAHTE ÇIKTI

Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada, noter evrakları üzerindeki imzaların Caland’a ait olmadığı adli incelemelerle tespit edildi. Ayrıca tapu kayıtlarındaki şirket ünvanı uyumsuzluğu sayesinde devir işleminin gerçekleşemediği ve vurgunun teşebbüs aşamasında kaldığı belirlendi. Dosyada olayın planlı ve organize bir dolandırıcılık girişimi olduğu vurgulandı.

BİRİ ALMAN 10 ŞÜPHELİ CEZAEVİNDE

Yapılan operasyonla aralarında Alman vatandaşı Steven S. ile birlikte Ali B., Ayhan Y., Cahit K., Emin A., Erdal K., Eyüp H., Feridun L., Jan B. ve Yunus A.’nın bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Şebeke üyeleri hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 20 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.