• Dolar 9.5699
  • Euro 11.1037
  • GR ALTIN 554.53
  • ÇEYREK 910.15

  • 25 Nisan 2021, Pazar 20:35
Kazımİlhan

Kazım İlhan

Ne Adı Mihriban’dı Ne Saçları Sarı..

Merhaba kıymetli okuyucularım; Sanatın, Kalbimize dokunan iyi bir sanat mahsulünden etkilenmemiz için onun bizimle aynı düşünceleri, ideolojileri paylaşmasını beklemeyiz.

 

Sanat insanlar için bir farkındalıklarını görme sanatıdır. Bunun da ötesinde ülkemizde, bu coğrafyada uzun yıllardır bir kültür mozaiği yaşar. Bu ise yaşamı güzel kılan, kılması gereken bir zenginliktir.

 

Nitekim ihtiyar bir bilgenin şu sözü sizce de fevkalade geçerli değil mi: “Kavramlar, hedefler ve gelenekler bizi ayırır yollar ise birleştirir.” İşte sanat da o yolun başlangıcıdır..

 

Belki biraz uzun ama okumaya değer bir yazı;

 

Şimdi bu türküleştirilen şiire ( MİHRİBAN.)  hikâyesini birlikte okuyalım;       

 

1. Saf ve temiz bir aşk

Türk şair ve gazeteci (1932 – 2012) Abdürrahim Karakoç bize kendinden geriye ozan tarzı ve üslubunda ustalıkla yazdığı şiirlerini bırakır. Kahramanmaş’ın Elbistan ilçesinde dünyaya gelen yazar meşhur “Mihriban” şirini “Saf ve temiz bir aşktı” şeklinde yorumlar.

 

2. Şiiri yazdıran olay

Karakoç’a bu dizeleri yazdıran, yaşadığı bir imkânsız aşktır. Gençlik yıllarında sırılsıklam âşık olan şair, maşukuyla beraber evlenmeye niyetlenir. Kız tarafının bu evliliği istememekte diretmesi âşıkların kavuşmasına engel olur. Yıllar sonra Karakoç’u ziyaret eden bir arkadaşı yolda onun eski sevgilisini gördüğünü, onunla biraz sohbet ettiğini ve evlenmiş olduğunu söyler. “Mihriban” böylesi bir hüzünlü hikâyeden doğar.

 

3. Ne adı Mihriban’dı ne saçları sarı

Karakoç’un yıllar sonra verdiği bir röportajda konu “Mihriban”a gelir. Usta şairse soruya “O aşk, masum bir aşktı. Güzel bir aşktı. Bırakalım öyle kalsın. Ne adı Mihriban, ne saçları sarı” diye cevap verir..

 

4. Musa Eroğlu’nun Karakoç hakkındaki yorumu

Büyük halk müziği sanatçısı Musa Eroğlu, Karakoç ile ilgili yazılan bir kitapta şair hakkında şunları söyler: “Keşke diğer sanatçılar de benim gibi Karakoç’un şiirlerini besteleseydi. 500 tane bestesi olsaydı. Müzik insanları Karakoç’u, onun edebiyat çizgisini keşfedemedi. Değerli Karakoç’un sevdaya dair çok güzel ifadeleri, şiirleri var. Ben Karakoç’un dünya görüşüyle değil şair, ozan yönüyle ilgileniyorum ve ondan etkileniyorum. Aynı ülkede yaşayan şairler, ozanlar ve sanatçılar birbirinden etkilenir. Çünkü ülkenin ortak kültürüyle, değerleriyle büyüyor, aynı havayı soluyorsunuz.”

 

5. Mihriban ismi

Şiire başlığını veren Mihriban adı, şairin âşık olduğu o kadının gerçek adı değil. Karakoç bu ismin bir sembol olduğunu, gerçek ismini belirtmenin törelere aykırı olacağını belirtir. Şair “Platform” dergisine verdiği röportajda şunları söyler: “Bazıları ‘Gerçek mi’ diyor. Gerçek diyorum. Ama adı Mihriban değil. O gençliğimde yaşanmış bir aşktı. Ama şimdi adını deşifre etmem, ayıp olur. Benim takmış olduğum sembol bir isimdir Mihriban.” Mihriban’ın ayrıca etimolojik olarak “güler yüzlü, yumuşak kalpli” anlamlarına gelmesi de muhtemel ki tesadüf olamaz.

 

6. Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban

 

Hece ölçüsü ile ve halk edebiyatı kurallarına uyarak şiirler yazan Karakoç’un bu meşhur şiirinden birkaç dörtlüğe bakalım:

 

Sarı saçlarına deli gönlümü

Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban!

Ayrılıktan zor belleme ölümü

Görmeyince sezilmiyor Mihriban!

 

Yâr deyince kalem elden düşüyor

Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor

Lambamda titreyen alev üşüyor

Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban!

 

Önce naz sonra söz ve sonra hile

Sevilen seveni düşürür dile

Seneler asırlar değişse bile

Eski töre bozulmuyor Mihriban!

 

Sonuç olarak: Bizce dünya çapında bir şair! Hatta O'nun şiiri olan "Mihriban" ı başkasına ait olduğu sanılarak, başyapıt olarak her yerde en zirve şarkı diye hep bir ağızdan söylediler.

Kaynak; Abdürrahim Karakoç Anısına. Alıntıdır.

  

 Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. ( Kazım İLHAN )

 

İnsanın ilim ve edebi, en büyük varlığıdır. Eskimez, çürümez, kaybolmaz.( Mevlana)  

 

Bu sözün ne kadar önemli olduğunu konular işlendikçe fark edeceğimizden eminim.

 

Toplumun ve ailenin en büyük ilacı doğru iletişimdir. ( Kazım İLHAN )

 

Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim. Hoşça kalın

KAZIM İLHAN

SOSYOLOG VE AİLE DANIŞMA


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık